﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SECURITY HOME &#187; Diğer Konular</title>
	<atom:link href="http://www.securityhome.org/category/diger-konular/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.securityhome.org</link>
	<description>Bilgisayar ve İnternete Dair Güvenlik İpuçları... Security Home</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Dec 2011 00:27:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Sevginin Sözünü Edenler mi, Yoksa Onu Yaşayanlar mı ?</title>
		<link>http://www.securityhome.org/sevginin-sozunu-edenler-mi-yoksa-onu-yasayanlar-mi/</link>
		<comments>http://www.securityhome.org/sevginin-sozunu-edenler-mi-yoksa-onu-yasayanlar-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 23:34:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan ESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Konular]]></category>
		<category><![CDATA[anonim]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı bilenler]]></category>
		<category><![CDATA[aşktan söz edenler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.securityhome.org/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Sahura yaklaştığı için zaman uyku girmedi gözlerime, Açıp bilgisayarı okumak istedim öylesine. Bir yazıya takıldı gözüm ve en son kelimesine kadar okudum kırpmadan gözlerimi&#8230; Sabredin birazdan aşağıda vereceğim yazıyı aynen olduğu gibi. Bazen bir konu hakkında düşüncelere dalarsınız, kısa bir uğraş sonunda ise bir sonuca bağlar konuyu kapatırsınız.  Aradan geçer zaman uzun ya da kısa [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahura yaklaştığı için zaman uyku girmedi gözlerime, Açıp bilgisayarı okumak istedim öylesine. Bir yazıya takıldı gözüm ve en son kelimesine kadar okudum kırpmadan gözlerimi&#8230; Sabredin birazdan aşağıda vereceğim yazıyı aynen olduğu gibi. Bazen bir konu hakkında düşüncelere dalarsınız, kısa bir uğraş sonunda ise bir sonuca bağlar konuyu kapatırsınız.  Aradan geçer zaman uzun ya da kısa vadelerle. Aynı konu hakkında başka bir kafadan fikirler duyarsınız ve durup düşünmeye başlarsınız ben neden düşünmedim bunu diye&#8230; Az sonra alt tarafta okuyacağınız kısa yazı da buna bir örnek, acaba aşkı gerçekten yaşayanlar mı bilir en iyi, ya da aşktan söz edenler mi ? Okuyun bakalım bana hak verecek misiniz ? Fikirlerinizi bekliyorum.</strong><span id="more-159"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;">Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: &#8220;<em>Sevginin sadece sözünü </em></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?</em>&#8221; </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;">Bakın göstereyim demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;">Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. &#8220;Ermiş bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz&#8221; diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;"><span> </span>Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. &#8220;Buyurun&#8221; deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan işte demiş ermiş, &#8216;kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman;"><em>Anonim </em></span></p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.securityhome.org/sevginin-sozunu-edenler-mi-yoksa-onu-yasayanlar-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bill Gates Nasıl Lider Oldu, Sırları Neler ?</title>
		<link>http://www.securityhome.org/bill-gates-nasil-lider-oldu-sirlari-neler/</link>
		<comments>http://www.securityhome.org/bill-gates-nasil-lider-oldu-sirlari-neler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 02:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan ESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Konular]]></category>
		<category><![CDATA[bill gates]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.securityhome.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişinin gıpta ile baktığı bir şahıstır. Nerdeyse milyonlarca kişi onun gibi olmak ister durur ve bunun için de çok fazla çalışırlar. Belki merak eden vardır, bir adam sıfırdan böyle bir seviyeye nasıl geldi diye&#8230; Murat Yıldırımoğlu &#8216;nun yazılarından faydalanarak size bu adamın nasıl lider olduğunu, hayatını yönlendiren sırların ne olduğunu bir kaç madde halinde [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.securityhome.org/windows-skydrive-turkce-oldu-ve-5-gb/' rel='bookmark' title='Windows SkyDrive Türkçe Oldu ve 5 Gb&#8230;'>Windows SkyDrive Türkçe Oldu ve 5 Gb&#8230;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birçok kişinin gıpta ile baktığı bir şahıstır. Nerdeyse milyonlarca kişi onun gibi olmak ister durur ve bunun için de çok fazla çalışırlar. Belki merak eden vardır, bir adam sıfırdan böyle bir seviyeye nasıl geldi diye&#8230; Murat Yıldırımoğlu &#8216;nun yazılarından faydalanarak size bu adamın nasıl lider olduğunu, hayatını yönlendiren sırların ne olduğunu bir kaç madde halinde anlatmaya çalışacağım&#8230;</strong><span id="more-145"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 1: Bir <span class="GramE">vizyon</span> sahibi olmak;</strong></span> Bill Gates, küçük yaşlardan beri bilgisayarın önemini ve insan hayatında kaplayacağı yeri çok iyi kavramış bir insan. Yakın arkadaşı ve Microsoft’un kurucu ortağı Paul <span class="SpellE">Allen</span> ile sık <span class="SpellE">sık</span> bilgisayarın gelişimi hakkında tartışmışlar, çeşitli düşünceler geliştirmişler. Bu tartışmaların sonucunda, ilerde herkesin evinde ve işinde kendisine ait bir bilgisayar sahibi olacağını öngörmüşler. Kurdukları şirkette amaçları, bu öngörüye uygun olarak insanların iş yapmalarını, kendilerini geliştirmelerini kolaylaştıracak ürünler geliştirmek. Yani yaptıkları bir öngörü, ileriyi görmeye çalışmışlar, tartışmışlar&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 2: Çok çalışmak;</strong></span> Bill Gates çok zeki bir insan. Ama zekiliğin tek başına yeterli olmayacağını, çok çalışılması gerektiğini düşünüyor ve çok çalışıyor. Evlenmeden <span class="SpellE">once</span> birlikte olduğu bir kız arkadaşından ayrılma nedeni iş dışında geçirdiği toplam zamanın yalnızca 7 saat olması (uyku <span class="GramE">dahil</span>). Yanından çalışan insanlardan da aynısını bekliyor.<span> Çünkü başarının aynen bu şekilde kazanıldığını biliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 3: Akıllı elemanlarla çalışmak;</strong></span> Yazılım, teknoloji bakımından en uç sektörlerden birisidir. Böyle bir sektörde sıradan insanlarla çalışılamayacağını, akıllı insanlarla çalışılması gerektiğini düşünüyor ve şirketine hep en akıllı insanları almaya çalışıyor. Akıllı eleman kimdir, neresinden akıllı olduğu anlaşılır şeklindeki sorulara şöyle yanıt veriyor: Akıllı insan, her şeyin tek <span class="SpellE">tek</span> <span class="GramE">söylenmesinin<span> </span>gerekmediği</span> bir kişidir. Akıllı eleman, arar bulur, geliştirir, yeni şeyler düşünür, düşündüklerini uygulamaya geçirebilir. Microsoft, <span class="GramE">çalıştıracağı<span> </span>akıllı</span> elemanları bulmak için çok araştırma yapıyor. Sırf adam almak için birisini almıyorlar. Kafalarındaki adamı bulana kadar bir pozisyonu uzun zaman boş tuttukları çok oluyor.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 4: Elemanlara hisse vermek;</strong></span> Bill  Gates, kendisi de <span class="GramE">dahil</span> olmak üzere çalışanlarına yüksek, astronomik ücretler vermiyor. Microsoft’un hiçbir çalışanı dünyanın en yüksek ücretli çalışanları listesine giremiyor. Bunun yerine akıllı elemanları çekebilmek <span class="GramE">için<span> </span>onlara</span> hisse veriyor. Örneğin, Bill Gates, Microsoft’un şimdiki başkanı olan <span class="SpellE">Steve</span> <span class="SpellE">Ballmer’ı</span> çalışmaya razı edebilmek için yüklüce hisse vermişti. <span class="SpellE">Ballmer</span> bu hisseler sayesinde şimdi büyük bir servete sahip (10 milyar dolardan fazla). Microsoft’un içinde yaklaşık on kişi dolar milyarderi. Microsoft çalışanlarının üçte biri ise dolar milyoneri (toplam 37 bin çalışanı var). Bill Gates arkadaşı Paul <span class="SpellE">Allen</span> ile şirketini kurarken hisse oranı yüzde 66 idi. Şu anda ise hisse oranı yüzde <span class="GramE">11.5</span>. Yani, Bill Gates dağıta <span class="SpellE">dağıta</span> daha zengin olmanın yolunu bulmuş.<span> </span>Çalışanlara hisse vermek Amerika’da yaygın bir uygulama ama hiçbir şirkette bu ölçüde hisse dağıtımına rastlanmıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 5: Elemanlara değer vermek;</strong></span> Microsoft en akıllı kişilerle çalışmak istiyor ve onları kaybetmek istemiyor. Bill Gates bir yazısında ayrılan her elemanın arkasından “niçin ayrıldı, niçin onu tatmin edemedik, nerede hata yaptık” sorularını sorduğunu söylüyordu. Elemanlar Microsoft’un en değerli varlıkları. Çalışanlar da bunun bilincindeler. Çalışmalarının her anında bunu hissediyorlar. Bunun sonucunda da Microsoft’ta eleman <span class="GramE">sirkülasyonu</span> ABD ortalamasına göre iki kat düşük.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 6: Piyasanın gelişimini takip etmek;</strong></span> Hızla gelişen bir sektörde geride kalmak yok olmak anlamına geliyor. Bill  Gates hiçbir alanda piyasanın gerisinde kalmak istemiyor. Geride kaldığı durumlarda da hatasını çabucak anlayıp gerekli önlemleri alıyor. Örneğin, 1984 yılında <span class="SpellE">Apple</span> firması <span class="SpellE">Macintosh’u</span> çıkardı. Grafik tabanlı olan bu sistem Microsoft’un işletim sistemlerinden çok üstündü. Microsoft’un yanıtı bir yıl sonra geldi. Windows adındaki bu yeni işletim sistemi başarısız oldu ama Gates yılmadı, 1990 yılında çıkardığı <span class="GramE">3.0</span> çok büyük bir başarı kazandı. Bir başka örnek, Internet konusunda yaşandı. Bill Gates, Internet’in gelişimini yeterince takip edemedi, <span class="SpellE">Internete</span> uygun ürünler geliştiremedi, geri kaldı ve bunun sonucunda, tarihinde ilk kez Microsoft hisse senetleri “Her zaman kazandıran hisseler” listesinden atıldı. Ama Gates hatasının farkına vararak şirketini bir yıl içinde, <span class="SpellE">Interneti</span> en çok sindiren, ürünlerini en fazla miktarda <span class="SpellE">Intenete</span> uyduran şirket haline getirdi.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 7: Piyasanın gelişimini takip etmekle kalmayıp, piyasayı şekillendirmek;</strong></span> Bill Gates’in ve Microsoft’un sloganı <span class="SpellE">We</span> set <span class="SpellE">the</span> <span class="SpellE">standards</span> (standartları biz koyarız). Microsoft’un tarihi bu slogana uyan çeşitli örneklerle dolu. Örneğin, kişisel bilgisayarlarda kullanılan programlama dili konusunda Microsoft’un ürünü <span class="SpellE">Basic</span> bir standarttı. DOS işletim sistemi ve daha sonraları ürettiği Windows işletim sistemi piyasadaki en yaygın ürünler oldu. Bütünleşik ürünler için ortamın daha olgunlaşmadığını düşündüğünde <span class="SpellE">biribirinden</span> ayrı çalışan ürünler üretti ve rakiplerinin bütünleşik ürünlerini bunlarla alt etti. Sonra koşullar olgunlaşınca bu sefer Office benzeri bütünleşik ürünler üretip rakiplerinin tek <span class="SpellE">tek</span> çalışan, bir arada çalışamayan ürünlerini bir daha alt etti.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 8: Odaklanmak;</strong></span> <span class="GramE">Microsoft, yazılım alanında çalışan bir şirket. </span>Cirosunun yüzde doksandan fazlası yazılımdan geliyor. Yazılımın yanı <span class="GramE">sıra<span> </span><span class="SpellE">mouse</span></span>, oyun kumanda cihazı, ses kartı gibi donanımlar da üretiyor ama bunlar ağırlıkla Microsoft’un yazılım teknolojilerini desteklemek için üretiliyor. Bill Gates, başka şirketlerin yaptığı gibi faaliyet alanlarını dağıtmıyor, en iyi olduğu alanda odaklanıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #008000;"><strong>Sır 9: Alçakgönüllü bir yaşam sürmek;</strong></span> Rakiplerinin hemen hepsinin özel uçağı, özel yatı vs. olmasına karşın Bill  Gates oldukça sade bir hayat sürüyor. Cimri denilebilecek kadar eli sıkı. Buna ilişkin çok <span class="GramE">anekdot</span> anlatılır: Örneğin, gittiği otelin park yeri parasını pahalı bulunca uzun bir sure parasız bir park yeri araştırmış. Kiraladığı arabayı kullanmadığı süreler için başkalarına bir daha kiralayarak değerlendirmeye çalışmış. Uzun bir sure uçakların hep ekonomik sınıfında yolculuk yapmış. Bill  Gates’in hayatındaki en pahalı şey yaklaşık 60 milyon dolarlık evi. Bu eve bu kadar para harcamasının nedeni, lüks bir evde yaşama <span class="GramE">isteğinden<span> </span>daha</span> çok, geleceğin evi nasıl olmalı cinsinden bir tartışma yaratmak, kavramlar geliştirmek, Microsoft’un ürünlerini test etmek. Buna karşın rakibi <span class="SpellE">Oracle’ın</span> başkanı <span class="SpellE">Larry</span> <span class="SpellE">Ellison’ın</span> bir yatı, uçağı ve hatta bir adet de Amerika’da uçuramadığı savaş uçağı var. Bir başka örnek, Microsoft’u birlikte kurduğu arkadaşı Paul <span class="SpellE">Allen</span>. Paul <span class="SpellE">Allen’ın</span> uçağı, yatı, jet sosyeteden sevgilileri var ve pahalı partileriyle tanıyor. <span class="SpellE">Allen</span> geçtiğimiz yıllarda verdiği bir parti için tam 10 milyon dolar harcamıştı. Bill Gates’e niçin uçağı, yatı vb. lükslerinin olmadığı sorulduğunda şöyle yanıt veriyor: Öyle yaşarsam öyle düşünmeye başlarım <span class="GramE">ve<span> </span>şimdikinden</span> çok farklı bir kişiliğe sahip olurum. Yeterince çalışamam, yeterince üretemem.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.securityhome.org/windows-skydrive-turkce-oldu-ve-5-gb/' rel='bookmark' title='Windows SkyDrive Türkçe Oldu ve 5 Gb&#8230;'>Windows SkyDrive Türkçe Oldu ve 5 Gb&#8230;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.securityhome.org/bill-gates-nasil-lider-oldu-sirlari-neler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Çekerek Para Kazanın</title>
		<link>http://www.securityhome.org/fotograf-cekerek-para-kazanin/</link>
		<comments>http://www.securityhome.org/fotograf-cekerek-para-kazanin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 04:12:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan ESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Konular]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[para kazanma]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[shutterstock]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı siteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.securityhome.org/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf çekmekte kendinize güveniyorsanız, çevrenizdeki herkes fotoğraf çektirirken size çektiriyorsa ve sizin de kendinize bu konuda güveniniz tam ise işte size bir fırsat. Hem hobinizi yapmaya devam edeceksiniz, hem de bu işten para kazanacaksınız. Nasıl mı? Buradan siteye üye oluyorsunuz. Üyelik için size gelen aktivasyon linkine tıklayıp üyeliğinizi anında aktif hale getiriyorsunuz. Üye olduktan sonra [...]


No related posts.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.securityhome.org/images/shutterstock.png" alt="securityhome.org fotoğraf çekerek para kazanın" width="230" height="79" /> Fotoğraf çekmekte kendinize güveniyorsanız, çevrenizdeki herkes fotoğraf çektirirken size çektiriyorsa ve sizin de kendinize bu konuda güveniniz tam ise işte size bir fırsat. Hem hobinizi yapmaya devam edeceksiniz, hem de bu işten para kazanacaksınız.</p>
<p>Nasıl mı? <a href="http://submit.shutterstock.com/" target="_blank">Buradan</a> siteye üye oluyorsunuz. Üyelik için size gelen aktivasyon linkine tıklayıp üyeliğinizi anında aktif hale getiriyorsunuz. <span id="more-131"></span></p>
<p>Üye olduktan sonra çektiğiniz fotoğrafları göndermeye başlıyorsunuz. Eğer çektiğiniz resimler başkalarının ilgisi çekerse ve çektiğiniz fotoğrafı download ederse para kazanacaksınız. Her fotoğraf download edilmesinde 0.25 $ alacaksınız. Eğer sizin çektiğiniz fotoğrafların download sayısı 500 &#8216;ü geçerse bu fiyat 0.30 $ olacak. Yani anlayacağınız sizin fotoğraflarınız ne kadar çok download edilirse size o kadar çok para ödeyecekler. Yani sizi iyi bir fotoğrafçı olarak görecekler. Ayrıca öyle her üye olanı kabul etmiyorlar. Belirli bazı kriterlerinden bahsetmek gerekirse;</p>
<p>-&gt; İlk önce kısa bir bilgi sınavından geçiyorsunuz. Yani size bir kaç soru soruyorlar<br />
-&gt; İngilizceniz ne kadar iyi olursa o kadar çok avantajınız olur<br />
-&gt; 1600*1200 ebadından küçük fotoğrafları kabul etmiyorlar.<br />
-&gt; Yolladığınız her fotoğraf kabul edilmiyor. Bazen yolladığınızın tamamına yakınını iade edebilirler<br />
-&gt; Kayıt esnasında kimliğinizin fotokopisini istiyorlar. Yani oranın elemanı oluyorsunuz bir nevi<br />
-&gt; Kişi resminden çok cisim resmi çekmeniz gerekmektedir. Mesela bir cep telefonunun değişik ve farklı bir açıdan çekilmesi gibi, çünkü bu resimler ancak bu şekilde satılır. Müşteriler genellikle şirketlerdir.<br />
-&gt; Fotoğrafta renk, aydınlık gibi unsurlar çok önemlidir. Photosop ile oynamış resimler kabul edilmiyor.</p>


<p>No related posts.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.securityhome.org/fotograf-cekerek-para-kazanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakan Demiray (dmry.net) &#8216;la Röportaj</title>
		<link>http://www.securityhome.org/hakan-demiray-dmrynet-la-roportaj/</link>
		<comments>http://www.securityhome.org/hakan-demiray-dmrynet-la-roportaj/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2008 09:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan ESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.securityhome.org/2008/01/22/hakan-demiray-dmrynet-la-roportaj/</guid>
		<description><![CDATA[Sürekli gelişme ve büyüme amacıyla yeni bölümler ve kategoriler açmaya devam ediyoruz. Bu seferki yeni yeni kategorimiz &#8220;Röportaj&#8221; kategorisidir. Bu kategoride her ay bir internet sitesi sahibi ya da kurucusu ile yapılan röportajları içerecektir. Bu kategoriyi açmamın asıl amacı, günlük olarak sürekli ziyaret ettiğiniz sitenin sahiplerini yakından tanımanız. Bu şekilde hem site sahibi kendisini daha [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.securityhome.org/wp-sayfa-sayac-eklentisi/' rel='bookmark' title='WP Sayfa Sayaç Eklentisi'>WP Sayfa Sayaç Eklentisi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size: 105%">Sürekli gelişme ve büyüme amacıyla yeni bölümler ve kategoriler açmaya devam ediyoruz. Bu seferki yeni yeni kategorimiz &#8220;Röportaj&#8221; kategorisidir. Bu kategoride her ay bir internet sitesi sahibi ya da kurucusu ile yapılan röportajları içerecektir. Bu kategoriyi açmamın asıl amacı, günlük olarak sürekli ziyaret ettiğiniz sitenin sahiplerini yakından tanımanız. Bu şekilde hem site sahibi kendisini daha iyi ifade etme ortamı bulacak, hem de okuyucular site yazarlarını yakından tanıma imkanı bulacak ve onları örnek alacak.</p>
<p><img src="http://photos-878.ll.facebook.com/photos-ll-sctm/v127/214/68/703483878/s703483878_163564_6811.jpg" alt="Hakan Demiray" align="left" border="0" height="130" hspace="5" vspace="1" width="74" />İlk röportajımızı <a href="http://www.dmry.net/">www.dmry.net</a> &#8216;in kurucusu ve sahibi Sayın Hakan Demiray ile yaptık. Uzun ve hoş bir sohbet oldu. Bilmediğiniz bir çok yönünü bize samimi bir şekilde anlattı. Hakkında ilk kez duyacağınız bilgiler edindik. En önemlisi örnek alınacak bir çok özelliğini gün ışığına çıkarttık. Bu sohbet için Sayın Hakan Demiray &#8216;a teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<p><span id="more-68"></span></p>
<p><strong style="clear: both">Öncelikle hoş geldiniz Hakan Bey, ilk röportajı sizinle yapmak istedim. İsteiğimizi geri çevirmeyip kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.</strong></p>
<p>Ben teşekkür ederim, bu yeni bölümünüz nasıl işleyecek? Her ay mı yoksa her hafta mı birilerine yer vereceksiniz?</p>
<p><strong>Bu bölüm her ay olmak üzere bir internet sitesi sahibi ya da kurucusu ile yapılacak olan röportajlarla devam edecektir. Öncelik olarak blog yazarlarını düşünüyorum. Ama ilerleyen zamanlarda diğer site kurucuları da olabilir.</strong></p>
<p>Anladım evet, teşekkür ederim.</p>
<p><strong>Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; web sitenizde kendinizden bahsetmişsiniz ama biz daha detaya inmek istiyoruz. Yani mönitörün arkasındaki Hakan &#8216;ı tanımak istiyoruz. Bize biraz bilgisayarın dışındaki Hakan &#8216;dan bahseder misin ?</strong></p>
<p>Sanal olunca ve gerçekte görülmeyince, beni pek ileri yaşlarda ya da ağırbaşlı olarak düşünebiliyorlar. Aslında pek alakası yok, ne ileri yaşlardayım ne de ağırbaşlıyım. Merak edenler için 84 doğumlu olduğumu belirtebilirim.</p>
<p>Vakit buldukça sosyal olmayı seviyorum. Ama malum Makine Mühendisliği okuduğum için pek vakit kalmıyor gezip tozmaya. Ancak şu vakte kadar; 2006 Formula 1 Türkiye ayağında pist üzerinde görev aldım, 2007 yılında WRC (Dünya Ralli Şampiyonası) ve yine 2007 Fiat Rally-IRC de basın bölümünde görev aldım. Vakit buldukça ve talep oldukça bu boş vakitlerimi yarış organizasyonlarında gönüllü olarak görev alarak değerlendiriyorum.</p>
<p>Monitörü sadece internette sörf yapmak için kullanmıyorum. Yaklaşık 400 adet DivX formatlı filmim var diyebilirim. Gün geçtikçe sayıları da artıyor, her ne kadar paylaşımları yasak olsa da&#8230; Elden bir şey gelmiyor, gençlik ateşi işte. En çok sevdiğim ve keyif aldığım olaylardan biri budur.  Ancak yanında mısır şart tabi. Patlatacaksın mısırını ve 19&#8243; ekranının karşısına geçip orijinal dildeki filmlerin tadını çıkaracaksın.</p>
<p>Bar ve benzeri gece hayatı derseniz pek vakit kalmıyor. Ancak şehir dışına çıktığımda bol bol acısını çıkartıyorum.</p>
<p>Yolculuk etmeyi de çok seviyorum. Sırf bu yüzden eski aracımızı değiştirmeye karar verdiğimizde, yenisini 1.3 CC &#8216;lik dizel motor seçtirdim aileme diyebilirim.</p>
<p>Kendimce böyle, aslında daha da sayabilirim, ancak bir kaç cümle ile birbirinden bağımsız konularda örneklendirmek istedim. Gelelim arkadaşlarımın benim için söylediklerine. Bunları çok duyuyorum diyebilirim. İşte beni anlatan bir kaç cümle;</p>
<p>&#8220;Eli dursa ayağı durmuyor, ayağı dursa..&#8221;  Fazla hiperaktif sayılırım. Gerçi bu olay çocuklarda olur ama ben de hala çocuk sayılırım. Çoğu zaman arkadaşlarımın evine giderim. Ve o eve kaç kez gittiğim önemli değildir, neticede arkadaşım ya.. Ve birazda yüzsüzlük olsa gerek benimkisi ve arkadaşımın dediği:  &#8220;Olum senin şu huyunu seviyorum, eve geliyorsun sanki başından beri bu evde yaşıyorsun.&#8221; Peki hangi nedenlere bağlıyorlar bunu? Eve gittiğimde bulduğum şort, t-shirt vb. giymek, istediği yatakta istediği kadar uyumak, siz kapıyı çekin gidin ben daha sonra gelirim muhabbetleri falan..</p>
<p><strong>Gerçekten çok içten ve samimi yorumlar yaptınız. Sizi daha yakından tanımaya başladık. Başladık diyorum çünkü ben bilgisayar hayatınızı da merak ediyorum. Bilgisayar hayatınıza nasıl girdi, nasıl alıştınız, ona yüklediğiniz anlam nedir, bize bilgisayar deyince aklınıza geleni söyler misiniz ?</strong></p>
<p>Lise yıllarıydı, bilirsiniz çevrim içi sohbet diğer adıyla chat o zamanlar modaydı. Bizimkisi de öyle başladı. Sanki bilgisayar sadece bu amacı yerine getiriyormuş gibi. Gündüzleri chat yaptığımız yetmiyormuş gibi bir de akşamları &#8220;şu saatte şu kanalda muhabbetleşiyoruz, Ayşe, Fatma da gelecek (isimler sallamadır ) aman gecikmeyelim&#8221; geyiklerinden ötürü diyorum.</p>
<p>Aslında biraz sohbet biraz da okulda verilen bilgisayar derslerinden ötürü başladı bu olay. Daha doğrusu Ms-Dos diyebiliriz. Bilgisayar ile tanıştığım vakitlerde, evimde şahsıma ya da aileme ait bir bilgisayar bulunmuyordu.  Aslında bilgisayar ile tanışma değil de, klavye ile desek daha doğru olur. Hani 2 parmakla yazarken diğer harfin yerini ararken, bir önceki harfin yerini unutmaktan bahsediyorum.</p>
<p><strong>Zaten bilgisayar konusunda belirli yer etmiş kişilere baktığımızda ilk önceleri kendi bilgisayarlarının olmadığını biliyoruz. Buna en iyi örnek Çağlayan Arkan ( Microsoft Türkiye Genel Müdürü) verilebilir.</strong></p>
<p>Evet evet ben de arkadaşımın bilgisayarını kullanırdım. Heyyy gidi günler, arkadaşımın bilgisayarında az HTML yazmamışımdır.</p>
<p><strong>Bu bir yerden sonra merak dürtüsünün öne çıktığını gösteriyor bize. Belirli bir zamandan sonran bu adam bu programı nasıl yazmış, bunu yapan nasıl yapmış gibi merak içeren sorular duyuyoruz etrafımızda.</strong></p>
<p>Evet kesinlike çok doğru.</p>
<p><strong>Şu an sizi tanıyanlar soyadınızın sessiz harflerinden oluşan kişisel günlük tadındaki blogtan (dmry.net) tanıyorlar. Bize dmry.net &#8216;i anlatabilir misiniz ?</strong></p>
<p>Dmry.net aslında benim bilgi hazinem, yani bildiklerimi ya da vakti zamanında bulduklarımı unutmamak için kurmuş olduğum sık kullanılanlarımın yer aldığı ve bunları sadece URL adresleri ve web siteleri ile sınırlamadığım bir site diyebilirim. Yani aslında kendim için yazıyorum çoğu zaman. Ziyaretçilere önerdiğim web sitesi, yazılım, e-kitap, kodlar kendimin de faydalandığı ve ileride de elbet faydalanacağım için bilgiler. Ben sıfırdan başladığım için, benim ilgimi çekenlerin, benden sonra geleceklerin de ilgisini çekeceğini düşündüğüm için ordalar. Kısaca dmry.net benim bilgilerimin saklı olduğu bir site. Tabi sadece dmry.net olanı, alt servisler ziyaretçilere hizmet ediyor.</p>
<p><strong>Dmry.net tam da anlattığınız gibi (hatta daha az anlattınız diyebiliriz) gerçekten. Röportajı gerçekleştirdiğimiz şu an itibariyle (20.01.2008) dmry.net dünya sıralamasında en çok tıklanan 49,474. site ve bunu Türkiye &#8216;ye uyarlarsak en çok tıklanan 750. site olduğunu görüyoruz. Nerdeyse günlük ziyaretçi sayınız ortalama 10,000 civarında. Peki bu manzara size göre nasıl ? Bu başarı beklenen bir başarı mıydı yoksa hala istediğiniz noktada görmüyor musunuz ?</strong></p>
<p>Aslında bir şey beklemiyordum. Ama bir anda çok hızlı ilerledi. Vakti zamanında dünya sıralamasında ilk 30,000 ve Türkiye sıralamasında ilk 500 ‘ü gördüğümü de hatırlıyorum. Başlarda bu rakamlar ilgimi çekse de sonraları pek değerlendirmedim. Neticede ticari gözle bakmıyorum siteye. O nedenle şu kadar ziyaretçiye ulaşmalıyım, şunu yapmalıyım gibi bir kaygım bulunmuyor.</p>
<p><strong>Gerçekten sorumlu bir site kurucusu düşünceleri taşıyorsunuz. Gördüğümüz kadarıyla dmry.net &#8216;in özellikle Türkiye internetinde belirli bir uslubu var, bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?</strong></p>
<p>Evet kesinlikle öyle. Yani web sitenize karşı ziyaretçi bir beklenti içerisinde. Aslında çoğunun ziyaret sebebi kendilerinin ilgisini çekebileceği bir şeyler bulmak. Ve bunu elde ederken site sahibinin sahte başlıkları, geliri için zoraki tıklamalar, durup durup yenilenen, yönlenen sayfalar ve kişinin okumasını negatif yönde etkileyecek engellerle karşılaşmaması önemli bir husus sanırım. Diğer önemli bir husus ise dürüst olmak. Eğer amacınız alakasız başlıklar altında yazılar paylaşarak para kazanmaksa bunu belirtmelisiniz. Örneğin, ziyaretçi sizden sürekli yazı bekler, ancak her zaman ilgi çekici yazılar hazırlamaya vakit bulamayabilirsiniz. Böyle olunca siteyi bomboş bırakmak ziyaretçilerin yanlış anlamasına neden olabilir.  Ve sizin artık siteyle ilgilenmediğinizi düşünürler ve ziyaret etmezler. Ancak o zamanki ruh halinizden bahsederseniz onlar da size yorum yazarak destek olurlar. Yani önemli olan dürüst olmak; dmry.net de bunu yapıyor.</p>
<p><strong>Bu konuda çok haklısınız gerçekten. Sürekli reklam amaçlı açılan pop-up pencereleri yüzünden isyan niteliğinde cümleler duymak çok sıradanlaştı. peki bize dmry.net &#8216;ten önceki internet yaşamınızdan bahsedebilir misiniz ?</strong></p>
<p>Dmry.net ‘ten önce aktifnuke.com sitesinde bulunuyordum aktif olarak. Aktifnuke sitesi PhpNuke içerik yazılımı üzerine bir destek sitesiydi ve sevgili Ertan Tezcan&#8217;a aitti.O zamanlar orada birçok makale yayımlamıştım konuyla ilgili. Sonrasında forumda görev almış ve en son olarak sitenin tüm yönetimiyle ilgilenmiştim. Site çok çabuk ilerlemiş ve tüm PhpNuke kullanıcılarının ilgisini çekmişti. O vakitler aktifnuke ile baya uğraşmış ve birçok yenilik getirmiştik. PhpNuke el kitabımı da o dönemlerde yazmıştım.</p>
<p><strong>Evet ben hatırlıyorum o zamanları, hatta aktifnuke.com &#8216;un sahibi olarak seni biliyordu.</strong></p>
<p>Evet birçok kişi böyle düşünüyordu ama benim değildi.</p>
<p><strong>PhpNuke ile bu kadar ilgiliyken WordPress &#8216;e bu hızlı geçiş nelerdir. WordPress &#8216;e geçişinizin nedenlerini anlatır mısınız.</strong></p>
<p>Aktifnuke çok fazla ilerleyince ne yazık ki hacklendi. Malum PhpNuke ve ne yazık ki çok fazla açık içeriyordu. Durum böyle olunca paylaşım yapmayacağımı bildirdim ve Ertan Abi’de devam etmek istemeyince siteyi kapattık. O dönemlerde PcNet dergisinde Blog yazılımları üzerine bir yazı yer alıyordu. Sanırım sevgili Selim Şumlu hazırlamıştı. Yazının ardından wordpress’i inceleme kararı verdim ve bir süre sonra dmry.net’i açtım. Malum dmry.net üzerinde wordpress kullanınca ve sürekli bir gereksinim içinde kalınca, yazılımı geliştirmek ya da kendinize göre yapılandırmak istiyorsunuz.</p>
<p>Bunun neticesinde epey bir wordpress ile ilgili oldum. WordPress ‘in en güzel yanlarından biri CSS tabanlı olarak dediğimiz ve “table” v.b. kodların yer almadığı katman yapılı bir şablonunun yer alışıydı. Böyle olunca sadece CSS ile sitenin görünümünü tekrar değiştirebiliyordunuz. Üstelik bu düzenlemeleri yapmak için FTP bağlantısı kurmaya gerek kalmadan direkt yazılımın üzerindeki düzenleyici aracılığı ile bu işi yapabiliyordunuz. Bunlar güzel ve insana hız kazandıran özellikler açıkçası. Phpnuke’a göre daha güvenli oluşundan ise bahsetmek istemiyorum zaten. Ancak en önemli özelliği sahip olduğu esnek bir eklenti yönetimi yapısı. Böylece WordPress’in birçok noktasına el atabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Evet WordPress &#8216;in kullanışlı olması hızlı ve çabuk yayılmasında önemli rol oynamıştır. Biz de kendi blogumuzda WordPress kullanıyoruz. Ayrıca geçenlerde duyduğuma göre General Mobile da web sitesinde alt yapı olarak WordPress kullanmış. Peki Hakan, bize sahip olduğun bilgi alanlarından bahsedebilir misin ?</strong></p>
<p>PHP konusunda epey bir bilgim var diyebilirim. Sonraki ağırlığa ise Javascript sahip. Bunlar dışında css, Adobe Flash &#8211; Dreamweaver, Fireworks konularında da genel bir bilgim var. Yazılımları pek sınırlamak istemiyorum açıkçası. Çünkü ihtiyacımı görecek olan yazılımı ne olursa olsun illa genel bilgi sahibi olacak kadar öğrenebiliyorum. Tabi Internet olmasa ve yazılımların yardım dokümanları yer almasa bu süre epey uzun olabilirdi .Masaüstü programlama dillerinden hiçbirini ise bilmiyorum. Bir zamanlar Delphi ve C++ ile uğraştım ancak uygulama yapacak bir gereksinim ortaya çıkmayınca bunları da unuttum ya da unutmak üzereyim diyebilirim.</p>
<p><strong>Yavaş yavaş sohbetimizin de sonuna geliyoruz. Sizin internet sitenizde de belirttiğiniz gibi sizden yardım isteyen çok oluyor. Ve bu konuda da sizin isyan içeren bir çok haykırışınız oldu. Bu konuda bir kaç şey söylemek ister misiniz ?</strong></p>
<p>İnsanlar araştırmayı ya bilmiyorlar ya da hazırına konmak istiyorlar. Ancak araştırma yapmadan amaca ulaşılmaz. Hep birilerine bir şeyler sorularak konuyla ilgili bilgiler edinilemez. Asıl araştırılarak öğrenilir düşüncesindeyim. Bu nedenle gelen sorulara direkt yanıt vermek yerine genelde yol göstererek yanıt veriyorum. Neticede benim de vakitlerim değerli.</p>
<p><strong>Peki şu an dmry.net &#8216;ten başka zaman harcadığınız projeleriniz var mı ?</strong></p>
<p>Evet dmry.net dışında iki adet okul projeme vakit ayırıyorum. Onları bitirmek için uğraşıyorum. Ancak uzun vadeli birkaç projem de var tabi. Aslında bende proje bitmiyor, hep aklıma geliyor bir şeyler ancak uygulamaya geçirmek için ciddi vakit problemleri yaşıyorum</p>
<p><strong>Projelerinizde de en az dmry.net kadar başarılı olursunuz inşallah diyoruz.</strong></p>
<p>İnşallah</p>
<p><strong>Üniverste okuduğunuzu öğrendik, peki bize biraz okuldan bahseder misiniz, okul nasıl gidiyor ?</strong></p>
<p>İsteyerek geldiğim bir bölümde istemeyerek okuyorum. Şu an 6. yılım ve 7&#8242;de göründü. Malum bilgisayar ile bu kadar iç içe olunca derslerin aksamamasına imkan yok.</p>
<p><strong>Evet öğrencilik hayatı yaşayanlar bunu çok iyi bilir. Bu soruyla sohbetimizin de sonuna geldiğimizi üzülerek de olsa söylemek zorundayım. Gerçekten güzel bir sohbetti ve keşke hiç bitmeseydi. Röportaj için gerçekten çok teşekkür ederim. Alınması gereken bir çok ders ve örnek davranış var. İyi, mutlu ve başarılı günler diliyorum Hakan Bey&#8230;</strong></p>
<p>Evet, ben de bu sohbetten zevk aldım. Röportaj için çok teşekkürler. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir ay sonra başka bir web sitesi kurucusu ile birlikte buluşmak dileğiyle.</p>
<p>Ayhan ESEN | Security Home</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.securityhome.org/wp-sayfa-sayac-eklentisi/' rel='bookmark' title='WP Sayfa Sayaç Eklentisi'>WP Sayfa Sayaç Eklentisi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.securityhome.org/hakan-demiray-dmrynet-la-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

